Değerler

36Son yıllarda hem ülkemiz de hem de uluslararası entelektüel dünyada değerlerle ilgili çalışmalara ilgi giderek artmıştır. Çağımızın “hoşgörü”, “öteki”,
“savaş”, “barış, “özgürlük” gibi temel problemlerini göz önüne alırsak “Değerler”in bu yükselişi tesadüfü olmasa gerek. Aydınlanmayla birlikte
başlayan “değerler”in değersizleştirilmesi anlayışı, hem bireysel olarak hem de toplumsal olarak beklenmedik olumsuz sonuçlar doğurdu. Aydınlanmanın
“akıl”ın güvencesinde kurmaya çalıştığı modern toplum, temel değer olarak meşrulaştırdığı “bilim”i, bütün değerlerin mihenk taşı olarak görüp sanattan dine kadar bütün alanları bu mihenk taşının sıkıdenetimine tabi tuttu. Bu meşrulaştırmanın aracı ve atölyesi de modern eğitim sistemi oldu. Bugün bunun  sıkıntılarını her alanda derinden hissetmekteyiz. Değerlerin boşa çıkartılması yalnızca felsefede derin krizlere yol açmakla kalmadı, toplumda da telafisi pek de kolay olmayacak sonuçlara yol açtı. Değer kavramı “Nasıl bir dünyada yaşamalıyız?” sorusuyla doğrudan ilgilidir. Bugün bu soruyu sormanın zamanı gelmiş ve geçmek üzeredir. Muhafazakâr Düşünce Dergisi değerlerle ilgili çalışmalara katkı yapmak amacıyla bu sayısında konuyu geniş bir alanda tartışmaya açmıştır. Sadık Türker “Malumat – Bilgi Ayrımı ve Bilginin Teşhisi” başlıklı makalesinde malumat (information) ve bilgi (knowledge) arasındaki ayrımı felsefi
bir açıdan ele almakta ve bilginin epistemik karakterine dikkat çekmektedir. Malumatın salt hafızanın (hatırlamanın) konusu olduğunu fakat bilginin
bunun ilerisinde şu özelliklere sahip olduğunu tartışmaktadır; yanlışlayıcı yada doğrulayıcı olma, şüphe içerme, soru sorma ya da sorun oluşturma, kavramsal ayrım ya da kavramsallaştırma yapma, herhangi bir malumatı bilgiye dönüştürecek biçimde yeniden ifade etme. Hakan Gündoğdu “Evrimci Etiğin Sorunları ve Antony Flew” başlıklı makalesinde Antony Flew’in evrimci etiğe ilişkin eleştirel değerlendirmeleri üzerinde durmaktadır. Makalede ele alınan bazı temel sorular şunlardır: Evrimci etik Doğalcı/Tabiatçı Yanlış’a düşüyor mu?, Mutlak bir ilerlemeci gelişme yasası gerçekten var mı?, Böyle bir yasa gerçekten var olsa bile o insanın ahlaki özgürlüğüyle çelişmez mi? İlerleme yasası, ahlaki iyi için bir ölçüt verebilir mi?, “Doğa yasası”, “en uyumlu olanın hayatta kalması”, “doğal seçilim” gibi ifadeler yanlış mı anlaşılıyor? Sadece hayatta kalmak ahlaken tek başına istenebilir bir şey midir? Aygün Akyol “İslam Ahlak Felsefesinde Değerler Eğitimi” başlıklı makalesinde İslam filozofu İbn Miskeveyh açısından
değer eğitiminin özellikle aile bağlamında önemi üzerinde durmaktadır. Fikri Gül “Bir Değer Olarak İnsan Hakları ve İnsan Hakları Bilincinin Gelişiminde Demokrasinin Rolü” adlı makalesinde insan hakları bilincinin gelişmesinin demokrasi bilincinin gelişmesiyle paralel olduğunu ele almaktadır. Ömer Faik Anlı “Bilim Sosyolojisi Bağlamında Bilimin Dışsal Belirleyenleri Olarak Değerler” başlıklı makalesinde Robert Merton’un ve Paul Feyerabend’in sosyal bir fenomen olarak bilimsel bilgiye ve bilime felsefi-sosyolojik yaklaşımlarını incelemektedir. Anlı, Merton’un, bilim ethosu’nda temellenen bilimin özerkliğinin, özgür toplum ve ilerleme için anahtar konumda olduğu görüşüne karşı Feyerabend’ın çoğulcu, özgür toplumun, geleneklerden ve ideolojilerden korunduğu gibi bilim tarafından çok fazla etkilenmekten de korunması gerektiği görüşünü tartışır.

MALUMAT – BİLGİ AYRIMI ve BİLGİNİN TEŞHİSİ Sadık TÜRKER

MALUMAT – BİLGİ AYRIMI ve BİLGİNİN TEŞHİSİ Sadık TÜRKER

Bir kuyumcu adayının ilk öğrenmesi gereken şey altın ile diğer metallerin, elmas ile diğer kristallerin nasıl birbirinden ayırt edileceğidir; yoksa bir gün içinde iflas eder. Bilgiyle uğraşan birinin, bahusus bir düşünür adayının ilk öğrenmesi gereken şey de bilgi içeren ve içermeyen ifadeleri birbirinden ayırt etmektir; yoksa acemi kuyumcudan daha kötü bir duruma düşerek, iflas ettiğini bile anlayamaz. Ancak bilgi kuyumculuğunu öğrenen birisini bekleyen çok daha büyük tehlike, bilginin çağlara göre değişen niteliklerinin durmaksızın değerlendirilmesinin gerekmesidir. Çünkü bilginin temellerine ilişkin değerlerin değişmesinden dolayı hangi ifadelerin bilgi olup olmadığını eski kategorilerle ayırt etmek son derece zordur. Bu çalışmada, gerek genel kültürde gerekse felsefi terminolojide birbirine karıştırılan malumat (information) ile bilgi (knowledge) kavramları birbirinden ayırt edilerek, malumat ifadeleri ile bilgi ifadeleri içeren metinlerin nasıl birbirinden ayırt edilebileceğine ilişkin bazı ölçütler sunulacaktır. Anahtar Kelimeler: Malumat, Bilgi, Bağlam, Hafıza, Cehalet, Müracaat.

EVRİMCİ ETİĞİN SORUNLARI ve ANTONY FLEW Hakan GÜNDOĞDU

EVRİMCİ ETİĞİN SORUNLARI ve ANTONY FLEW Hakan GÜNDOĞDU

Bu yazıda yaşamının uzunca bir süresinde ateizmi savunmuş doğalcı/ tabiatçı bir filozof olan Antony Flew’nun evrimci etiğe ilişkin eleştirel değerlendirmeleri üzerinde durulmaktadır. Yazıda ele alınan bazı temel sorular şunlardır: Evrimci etik Doğalcı/Tabiatçı Yanlış’a düşüyor mu?, Mutlak bir ilerlemeci gelişme yasası gerçekten var mı?, Böyle bir yasa gerçekten var olsa bile o insanın ahlaki özgürlüğüyle çelişmez mi? İlerleme yasası, ahlaki iyi için bir ölçüt verebilir mi?, “Doğa yasası”, “en uyumlu olanın hayatta kalması”, “doğal seçilim” gibi ifadeler yanlış mı anlaşılıyor? Sadece hayatta kalmak ahlaken tek başına istenebilir bir şey midir? Anahtar kelimeler: Evrimci Etik, Doğalcı Yanlış, Doğal Seçilim, Doğa Yasası.

İSLAM AHLAK FELSEFESİNDE DEĞERLER EĞİTİMİ Aygün AKYOL

İSLAM AHLAK FELSEFESİNDE DEĞERLER EĞİTİMİ Aygün AKYOL

Aile toplumsal hayat için çok önemli bir unsurdur. Kişinin sağlıklı bir birey olarak topluma dâhil olması sağlıklı bir aile yapısına bağlıdır. Bu nedenle aile içi iletişim ve değerler eğitimi bugün daha önemli bir konu haline gelmiştir. Buna ek olarak geleneksel toplum yapısı ve değerleri değişmekte ve dönüşmektedir. Bu nedenle ahlaki değerlerdeki bu hareketlilik konusunda daha dikkatli olmak zorundayız. Yeni durumlara karşı hazırlıklı olmalı ve kendimizi yenilemeliyiz. İslam filozoflarına göre, insanın mutluluğu ruh ve beden uyumuna bağlıdır. Bu nedenle insan, ruh ve bedenden oluşan bir bütün olarak düşünülmelidir. İslam ahlak felsefesinde önemli bir düşünür olan İbn Miskeveyh, yaptığı çalışmalarında bu ahlaki tutumun nasıl kazanılacağını açıklamaktadır. Filozof, aile ve toplum içindeki tutumlarımız hak- ∗ Ulusal Aile Sempozyumunda (15/16.05.2012 Kayseri) “İslam Ahlak Felsefesinde Aile ve Çocuk Terbiyesi –İbn Miskeveyh Merkezli Bir Okuma” başlığı altında sunulan bildirinin geliştirilmiş şeklidir. kında tavsiyelerde bulunmuştur. Ayrıca çocuk yetiştirirken dikkat edilmesi gereken konulara da değinmiştir. Filozofun fikirleri geleneğimizde aile ve değerler eğitiminin nasıl ele alındığının da önemli bir göstergesidir. Anahtar Kelimeler: Aile, Çocuk, Ahlak, Değerler, Felsefe, İslam, İbn Miskeveyh

BİR DEĞER OLARAK İNSAN HAKLARI ve İNSAN HAKLARI BİLİNCİNİN GELİŞİMİNDE DEMOKRASİNİN ROLÜFikri GÜL

BİR DEĞER OLARAK İNSAN HAKLARI ve İNSAN HAKLARI BİLİNCİNİN GELİŞİMİNDE DEMOKRASİNİN ROLÜFikri GÜL

Bu makale, insan haklarının kaynağını, insanın ahlaki doğasına dayandıran ve insan hakları bilincinin gelişiminde demokrasinin rolünü açıkça ortaya koyan bir yaklaşımı esas almaktadır. İnsan haklarının özünü ‘bütün insanların eşit olduğu’ ilkesinin oluşturduğu vurgulanan bu makalede, insan haklarının evrensel nitelikte ve vazgeçilemez haklar olduğu gerçeğinin altı çizilmiştir. Demokrasinin temel ilkelerinin insan haklarının varlığı ve onların korunması bağlamında önemli işlevleri olduğuna dikkat çekilen bu makalede, demokrasinin gelişmesi ile insan hakları bilincinin gelişmesi arasında bir paralellik olduğu gösterilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnsan Doğası, İnsan Hakları, İnsan Hakları Bilinci, Demokrasi

BİLİM SOSYOLOJİSİ BAĞLAMINDA BİLİMİN DIŞSAL BELİRLEYENLERİ OLARAK DEĞERLER Ömer Faik ANLI

BİLİM SOSYOLOJİSİ BAĞLAMINDA BİLİMİN DIŞSAL BELİRLEYENLERİ OLARAK DEĞERLER Ömer Faik ANLI

Bu çalışmada, Robert Merton’un ve Paul Feyerabend’in sosyal bir fenomen olarak bilimsel bilgiye ve bilime felsefi-sosyolojik yaklaşımları incelenecektir. Bilim sosyolojisi olarak böylesi bir yaklaşım, diğer sosyal fenomenlerin bilime ve bilim insanlarına etkilerine yoğunlaşmaktadır. Geleneksel içselci bilim felsefesi için bu sosyal fenomenler konu dışıdır. Bununla birlikte geleneksel bilim sosyolojisi için, bu fenomenler bilim üzerinde olumsuz etkilerde bulunmakla birlikte bilim ve bilgi için kökensel değildirler. Robert Merton, kendi terimiyle, bilim ethosu ile bilimin özerkliğine odaklanır. Çalışmalarında, bilimin özerkliğini koruyan normatif öğelerini göstermeye çalışır. Bilim Ethosu’nda temellenen bilimin özerkliği, özgür toplum ve ilerleme için anahtar konumundadır. Diğer taraftan, Paul Feyerabend, çoğulcu –özgürtoplumun, aynı diğer geleneklerden ve ideolojilerden korunduğu gibi bilim tarafından çok fazla etkilenmekten korunması gerektiğini düşünür. Ona göre, değerlerden bağımsız evrensel bir bilimsel yöntem yoktur. Bu nedenle, Feyerabend bilimin Batı toplumundaki ayrıcalıklı konumunu hak etmediğini savlar. Bilim sosyolojisi bağlamında Merton’la Feyerabend arasındaki karşıtlığın toplum örgütlenmesinde derin pratik yansımaları vardır. Anahtar Sözcükler: Robert Merton, Paul Feyerabend, Bilim Ethosu, Değerler, Bilim, Bilim Sosyolojisi

HİLMİ ZİYA ÜLKEN'DE MUHAFAZAKÂRLIĞIN TEMELİ: BİLGİ ve DEĞER Nazmi AVCI

HİLMİ ZİYA ÜLKEN'DE MUHAFAZAKÂRLIĞIN TEMELİ: BİLGİ ve DEĞER Nazmi AVCI

Varlık olarak insan, deneyim ve ussallığı ile uygulayıcı bir ayrıcalığa sahiptir. Ancak, onda kişiliğin kuruluşu, organik veya ruhsal, önceden kurulmuş ve hazır bir yapı değil, bilgi ve değer sürecinin bir eseridir. Değerler, insanlar ve olayları değerlendirmede kullanılan ölçütler arasında en üst sırada yer almaktadır. Aynı zamanda asıl gerçeklik, değer ile bilginin birbirine en yakın olduğu noktada tezahür etmektedir. Hilmi Ziya Ülken’in düşüncesinde olduğu gibi, insanda kişiliğin kuruluşu, organik veya ruhsal, önceden kurulmuş ve hazır bir yapı değil, bilgi ve değer sürecinin bir eseridir. Bunun için her insanın kişiliğinin kuruluşunda süjeleşen bir bilgi olduğu kadar, süjeleşen ve içe katlanan bir değer, yani değerin süjeleşmesi vardır. Anahtar Kelimeler; Hilmi Ziya Ülken, Muhafazakârlık, Bilgi ve Değer.

MODERNLEŞME-DEĞERLER SORUNU ve SİNEMAMIZA YANSIMASIMurat SATICI

MODERNLEŞME-DEĞERLER SORUNU ve SİNEMAMIZA YANSIMASIMurat SATICI

Bu çalışma, modernleşme kavrayışına Türkiye’deki bakış açısının somut bir örneği olarak sinema açısından yaklaşmaktadır. Modernleşmenin algılanış tarzının karakteri toplumsal, kültürel ve sosyo-ekonomik açıdan yeni değerler ile eski değerlerin çatışma alanını oluşturur. Bu nedenle Türkiye’deki sinema dilinin belirli dönemlerde değerlere dair bakışı, bu modernleşme tartışmalarından ayrılamaz. Çalışma, Türkiye modernleşmesi içerisinde değerlerin algılanış tarzını ve sinemaya etki eden yanını örnekler kullanarak tartışmanın zenginliği vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Modernleşme, Değerler, Türkiye Sineması.

KONYA’NIN MUHAFAZAKÂRLIK ALGISI ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ÇALIŞMAMahmut H. AKIN - Mehmet Ali AYDEMİR İbrahim NACAK

KONYA’NIN MUHAFAZAKÂRLIK ALGISI ÜZERİNE UYGULAMALI BİR ÇALIŞMAMahmut H. AKIN - Mehmet Ali AYDEMİR İbrahim NACAK

Muhafazakâr bir şehir olarak kabul edilen Konya, Türkiye’nin siyasal tarihinde ve kültüründe önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda Konya, Türkiye’nin demokrasi tarihi boyunca dikkat çeken bir şehir olmuştur. Bu araştırmada muhafazakâr siyasal kültürün sembol bir şehri olarak Konya’nın üniversite eğitimi için farklı şehirlerden gelmiş öğrenciler tarafından nasıl algılandığı açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırmada Konya özelinde ve Türkiye genelinde muhafazakâr kültürü belirleyen unsurlar ve bir muhafazakârlık tipolojisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Muhafazakârlık, Konya, Dindarlık

TÜRKİYE’DE “YENİ MUHAFAZAKÂR AİLE”NİN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ Ahmet Faruk KILIÇ

TÜRKİYE’DE “YENİ MUHAFAZAKÂR AİLE”NİN ORTAYA ÇIKIŞ SÜRECİ Ahmet Faruk KILIÇ

Genel olarak aile, muhafazakâr bir kurumdur. Muhafazakâr aile, muhafazakâr değerleri diğer ailelere kıyasla daha çok benimseyen ailedir. Türkiye’de 1980’lerden sonra yeni bir muhafazakâr aile ortaya çıkmaya başlamıştır. Bu aile, 2000’lerin başından itibaren sosyal hayatta daha çok görünmeye başlamıştır Yeni muhafazakâr aile; bir taraftan muhafazakâr değerleri korumaya çalışırken, öbür taraftan da modernizmle başa çıkmaya çalışmaktadır. Onun gelenek ve modernlik arasındaki dikkate değer tutumları; nicel açıdan da Sakarya örneğinde ele alınmaya çalışılmıştır. Yeni muhafazakâr aile ile ilgili temel gözlem ve varsayımlarımız şunlardır: Türkiye’de yeni muhafazakâr aile toplumun içindedir. Teknolojiden kaçmamakta; televizyon, uydu anten, internet, cep telefonu vb. iletişim araçlarını yoğun olarak kullanmaktadır. Öte yandan manevi değerlerinden de vazgeçmemekte dir. Bu tutumlar, hem yeni muhafazakâr aile hem de modern hayat için çok önemli tecrübelerdir. Anahtar Kelimeler: Aile, Muhafazakârlık, Modernizm, Yeni Muhafazakâr Aile, Değişim.

 

Mdd Pdf görüntüle

İlginizi Çekebilir?

mdd51

51. Sayı – Dünya Siyasetinde Muhafazakârlık

Muhafazakâr Düşünce Dergisi bu sayısında, muhafazakâr ideolojinin çoklukla ihmal edilen bir boyutuna odaklanıyor: Dış politika. ...