Maalesef aramanızla eşleşen bir sonuç bulamadık.
Dergi
Sayı: 43

Doğu'nun Hikmeti

Doğu ve Batı kelimeleri, farklı kültür ve medeniyetlerde kazandığı farklı anlamlar açısından bakıldığında, her şeyin ötesinde karşımıza bir hakikat tasarımı sorunu ve tasarlanan hakikatle irtibata geçme tarzı olarak çıkmaktadır. Bir başka deyişle doğu ve batı kelimeleri, hakikatin nerede olduğuna ve kendisine nasıl ulaşılacağına dair genel tarihsel soruya farklı kültür ve medeniyetler içinde verilen farklı cevap tarzlarını simgelemektedir. Bu nedenle, doğu ve batı kelimeleri bir bakıma insanın dünyayı algılama, onu bir metin gibi okuma ve kendisini bu dünya karşısında konumlandırma çabasını temsil etmektedir. Bu tebliğimizde, insan ile dünya arasındaki ilişkinin bir temsili olarak doğu ve batı kelimelerini, metin ve okur arasındaki ilişki modellerine referansla ele almaya çalışacağız. Doğu ve Batı kelimeleri, bir hakikat tasarımı ve bu tasarım içinde hakikate ulaşma tarzı olarak, yatay ve dikey olmak üzere iki farklı yön anlayışı içinde anlamlandırılmıştır. İlk önce yatay olarak doğu ve batı kelimelerinin anlamlandırılma şekillerine göz atalım. Genellikle Hz. Adem’i ilk insan olarak kabul eden dinî kavrayışa göre, Hz. Adem’in yer yüzüne düşüş sonrası hayat ağacı yeryüzünde biri doğuya diğeri batıya olmak üzere iki ana kola ayrılmıştır. Doğuda özellikle Hint ve Çin medeniyetleri, Batıda ise Avrupa medeniyeti bu iki ana kolu temsil etmektedir. Özellikle İslam medeniyetinin güçlenmekte olduğu dönemlerde Müslümanların kendilerini hayat ağacının gövdesini temsil ettiklerine dair izlenimler edinmekteyiz. Bu yalnızca Kâbe’nin “Allah’ın evi” olarak Mekke’de bulunması ve Hz. Muhammed’in Medine’de bulunuyor olmasıyla ilgili bir konu değildir. Mesela Bağdat şehrinin ilk kez Abbasi halifesi Ebu Cafer el-Mansur tarafından belirlenen orijinal planına bakıldığında bu izlenim elde edilebilir. Zira Halife Mansur, Bağdat’ı daire şeklinde ve farklı yönlere açılan dört kapılı bir şehir olarak ilk kez tasarlayıp hayata geçirdiğinde, bazı sanat tarihçilerinin de yorumladığı şekliyle bu şehrin dünyanın merkezini temsil edeceği düşünülmüştü. Buna göre farklı medeniyetlerden kaynaklanan bilgi ve kültür nehirleri bu daireye (şehre) akacak…

Daha Fazla Göster

Muhafazakâr Düşünce Dergisi, Tübitak-ULAKBİM tarafından dizinlenmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

Tanıtım Filmimiz

VİDEOLAR

ETKİNLİKLER

VEFATININ 50. YILINDA ALİ FUAT...

Sempozyum Tarihi 19 Aralık 2017 olarak değiştirilmiştir! Sempozyum Duyurusu VEFATININ 50. YILINDA ALİ FUAT BAŞGİL SEMPOZYUMU 19 Aralık 2017, Ank...

Detaylar
İslam Medeniyetini Kuran Düşün...

İslam medeniyetinin bir krizde olup-olmadığı konusundaki tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. İslam dünyasında dinsel ş...

Detaylar
MUHAFAZAKAR DÜŞÜNCE SEMPOZYUMU...

Açılış Konuşmaları  Selamlama: Serhat Buhari BAYTEKİN Muhafazakâr Düşünce Dergisi Editörü Prof. Dr...

Detaylar