Maalesef aramanızla eşleşen bir sonuç bulamadık.
Dergi
Sayı: 48

Çağdaş İslam Düşüncesi

Doğu düşüncesini ele alarak başladığımız Batı merkezli analiz ve değerlendirmelere alternatifler geliştirme gayretimize Çağdaş İslam Düşüncesi sayısı ile devam ediyoruz. Siyasal toplumsal, ekonomik anlamda çok ciddi değişimlere tanıklık ettiğimiz 20. Yüzyılda Müslüman toplumlarda düşünce adamları karşılaştıkları değişikliklere farklı değerlendirmelerle cevap verdiler. İnsanın tahayyül, tasavvur ve taakkul melekelerinin ait olduğu toplumsal kodlar, tedris etmiş olduğu ilimler, çocukluğundan itibaren yüzleştiği ekonomi-politik düzlemden bağımsız değerlendirilemeyeceği dikkate alındığında şu söylenebilir: Bu sayıda ele alınan her bir isim, evrensel bir din olan İslam çatısı altında buluşmakla birlikte farklı toplumsal, siyasal, düşünsel kodlardan beslenmekte dolayısıyla “Çağdaş İslam Düşüncesi” terkibine farklı katkılar sağlamaktadır. Biz de ilgili yazı çağrımıza gelen makalelerden hareketle bu farklı katkıları derli toplu bir şekilde sizlere sunmayı amaçlıyoruz.“Çağdaş İslâm Düşüncesinde Aliya İzzetbegoviç” başlıklı makalelerinde Mahmut Hakkı Akın ve Faruk Karaarslan Bosna Hersek eski Cumhurbaşkanı aynı zamanda çağdaş İslâm düşüncesine özgün katkılar sunmuş bir düşünür olarak Aliya İzzetbegoviç’i ele alıyorlar. Begoviç bu çağda insanca ve Müslümanca yaşamanın imkânı üzerine çalışmalar yapmış ve somut öneriler üretmiş bir düşünürdür. Bu haliyle sadece Müslümanların değil, tüm insanlığın önemli meselelerini fikirlerinin merkezine almıştır.

“Ali Şeriati’nin Siyasal Teorisi Üzerine Eleştirel Bir Değerlendirme” başlıklı makalesinde Fatih Duman, düşünceleri İran’da 1979’da gerçekleşen siyasal değişim öncesi dönemde ve sonrasında İslâm dünyasında büyük etki yaratmış olan Ali Şeriati’nin düşünce dünyasını tartışmaya açıyor. Şeriati’nin insan, tarih ve topluma ilişkin kavrayışlarıyla yakından bağlantılı olan siyasal teoriye ilişkin argümanlarının teorik düzeyde tartışıldığı çalışmanın odak noktası Şeriati’nin nasıl bir siyasal sisteme çağrıda bulunduğunun ya da argümanlarının sonucu olan muhtemel siyasal çıktıların neler olduğudur.

Sever Işık tarafından kaleme alınan  “Akideden Devrime, Yenilgiden Zafere: Hasan Hanefi ve Geleneğin Yenilenmesi Projesi” başlıklı çalışma özellikle 1970’li ve 1980’li yıllarda ortaya koyduğu eserleriyle üne kavuşan Hasan Hanefi’nin düşünce dünyasına odaklanıyor. Hasan Hanefi, eleştirel bir yaklaşımla geleneğin içerisinden Arapların bugün ihtiyacı olan şeye, “yenilenmeye/modernliğe” bir “çıkış yolu”  inşa etmeye çalışmaktadır. Zira Arap İslâm kimliğinin otansitesini koruyacak ve kitlelerin bilincinde yer edecek bir yenilenme projesi işe gelenekten başlamak zorundadır. Gelenek, krizin en büyün sebebi olmakla beraber çıkış için bir imkân sunma potansiyeline de sahiptir.

Cabiri’ye dair diğer bir çalışma Meryem Özdemir Kardaş tarafından kaleme alındı. “İslam Düşüncesinde Epistemolojik Temelli Yeniden Yapılanma Muhammed Âbid El-Câbirî Örneği” başlıklı çalışmasında Cabiri’nin düşünce dünyasının temel kavramlarına odaklanıyor. Tüm akademik ve ilmî çalışmalarını felsefe sahasında ortaya koyan biri olan Câbirî için, İslâm düşüncesinin ve dünyasının canlanmasının yolu da felsefeden geçer. Problem, ancak felsefi düzlemde ele alınır ve hallolursa mevcut durumda bir değişikliğin ve canlanmanın önü açılabilir. Bir başka ifadeyle onun çıkış noktası teoloji, sosyoloji vs. değil felsefedir. O’na göre İslam dünyası için yapılması gereken bilgiye odaklanmak değil, bilgiyi üreten mekanizmaların ne olduğunu belirlemektir. Bu yapıldığında karşımıza bilgiyi/düşünceyi üreten üç temel yapı çıkar: beyan, burhan, irfan.

Kürşad Atalar tarafından incelenen Seyyid Kutup Çağdaş İslam Düşüncesinin en önemli figürlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Batılı ‘İslâm uzmanları’ genellikle onu, ‘İslâmi Uyanışın ideologu’ ya da yirminci yüzyılda Müslüman Dünyası’ndaki en ‘etkili’ düşün adamlarından biri olarak görürken, ‘İslamcı’ düşüncelere sahip Müslüman yazar ve aydınlar için o, saygın bir ‘âlim’ veya ‘mücahit’tir. Atalar çalışmasında Kutub’un düşüncesini 5 ana başlık çerçevesinde ele almaktadır. Bunlar, ‘cahiliye’ kavramına getirdiği yeni yorum, Örnek Kur’an Nesli tanımı, ‘metod’ tartışmasındaki ‘İlahi Yöntem’ vurgusu, ‘bilimsel tefsir’e yönelik eleştirisi ve ‘dil tartışması’ndaki özgün tutumudur.

Mülakat köşemizde dergimizin Yayın Kurulumuzda olan ve bu sayının da editörlüğünü yapan Bedri Gencer ile onun hikmet yolculuğuna dair bir söyleşi gerçekleştirdik. Aydın sosyolojisi çalışmalarına katkı sağlamasını umduğumuzu bu röportajda akademik çalışmalarında hem doğu hem batıyı, hem geleneği hem de moderni beraber ele alan çalışmalar yürüten bir akademisyenin düşünce dünyasına ve ilim yolculuğuna mercek tutmayı amaçlıyoruz.

Değerlendirme köşemizde “Bir Siyasal Tasavvur Biçimi Olarak İmparatorluk ve Yansımaları” başlıklı çalışmasında Hayrettin Özler imparatorluk kavramına dair tartışmalar yürütüyor. Ani bir sıçramayla birlikte imparatorluklar devrinin kapandığına, modern dünyanın ulus devlet gibi makul ve geçerli tek bir siyasal-toplumsal yapıyı zorunlu kıldığına dair okumalara eleştirel bir gözle yaklaşan Özler’e göre cari dünya siyasetinde imperyal tahayyüller ve ilişkiler çok önemli amillerdir.

Derkenar kısmında da önemli çalışmaları sizlere sunuyoruz:

“İslâmda Din ve Siyaset İlişkisinin Kökenlerine Ortadoğu’daki Pratik Yansımalarıyla Tarihsel Bir Bakış” başlıklı makalesiyle Çağatay Özdemir İslâm’ın siyasallaşmasına kuramsal ve kavramsal bir şekilde yaklaşmakta ve Müslümanlar arasındaki ilk siyasal kırılmalara uzanan bir bakış açısını ele almaktadır. Çalışmada İslâm ve siyaset ilişkisi ele alınarak özellikle din kavramı ile siyaset etkileşimine değinilmiş ve İslâm’ın siyasallaşmasının temelleri detaylandırılmıştır.

“Doğrudan ve Temsili Demokrasi Modelleri Üzerine Bir Eleştiri Denemesi” başlıklı çalışmayla Hamza Bahadır Eser ve  Ömer Taylan doğrudan demokrasi ve temsili demokrasi kavramlarını halkın ihtiyaçlarına cevap vermesi açısından ele alıyor.  Çalışma temsili demokrasinin krizini aşmak üzere önerilmiş bir model olan radikal demokrasi modeline yönelik kapsamlı bir analizin girişi niteliğindedir. Buna yönelik olarak çalışmada, doğrudan demokrasinin ortaya çıkışı, temsili demokrasi modeli ve iki modelin ana hatları ele alınmaktadır.

“İslâm Toplumlarındaki Bilimsel Gelişmeler ve Bilimleri ve Batıya Olan Etkileri” başlıklı çalışmasında Cevher Şulul İslam medeniyetinin 12. Yüzyıla kadar olan bilimsel gelişmelerini ve bu birikimin Batıya transferini ele alıyor.

Kitap değerlendirmesi kısmında İsmet Kaya Erdem tarafından kaleme alınan “Demokrasinin İlk 50 Yılı: 12 Seçim, 37 Hükümet, 4 Darbe”, başlıklı çalışma Davut Dursun tarafından değerlendiriliyor. Yakın dönem cumhuriyet tarihinin önemli aşamalarına tanıklık etmiş bir bürokrat-siyasetçinin değerlendirmeleri meraklısı için büyük önem taşıyor.

Ekolojik Düşünceyi ele alacağımız 49. sayımızda kıymetli takipçilerimizle buluşmayı diliyoruz.

Daha Fazla Göster

DERGİ İÇERİĞİ

Muhafazakâr Düşünce Dergisi, Tübitak-ULAKBİM tarafından dizinlenmektedir.

BİZİ TAKİP EDİN

MOBİL UYGULAMALARIMIZI İNDİRİN

Tanıtım Filmimiz

VİDEOLAR

ETKİNLİKLER

VEFATININ 50. YILINDA ALİ FUAT...

Sempozyum Tarihi 19 Aralık 2017 olarak değiştirilmiştir! Sempozyum Duyurusu VEFATININ 50. YILINDA ALİ FUAT BAŞGİL SEMPOZYUMU 19 Aralık 2017, Ank...

Detaylar
İslam Medeniyetini Kuran Düşün...

İslam medeniyetinin bir krizde olup-olmadığı konusundaki tartışmaların yoğunlaştığı bir dönemden geçiyoruz. İslam dünyasında dinsel ş...

Detaylar
MUHAFAZAKAR DÜŞÜNCE SEMPOZYUMU...

Açılış Konuşmaları  Selamlama: Serhat Buhari BAYTEKİN Muhafazakâr Düşünce Dergisi Editörü Prof. Dr...

Detaylar